Spam konusuna Türkiye özelinde bakış

1996-2007 yılları arasında birden fazla e-posta adresine sahip bir kullanıcının aldığı spam mesajlara ilişkin bir gözlemin grafiksel gösterimi.
Gelen spam mesajlardan çoğu e-posta sunucum üzerindeki filtreleme sayesinde işaretleniyor. Ancak vaktimi çalacak önemli miktardaki de gelen kutuma düşüyor. Gelen kutuma düşen bu istenmeyen e-postaları aslında gerçekten hiç mi istememiştim yoksa önceden isteyip şimdi yüzüne bile bakmıyor muyum, işte bunda kararsız kalabiliyorum.
Neden mi? Çünkü gelen postalar hizmet aldığım çeşitli kurumlardan geliyor. Bankalar, alışveriş siteleri ve diğerleri. Tamamında hesabımın olduğu yerler, peki gelen postalar, izinli pazarlama mı?
Elbette hayır, çünkü bilgilerimin alındığı süreçte bu konuya hiç değinilmiyor. Genel olarak çoğu servis, ‘önce mesajları göndermeye başlayayım sonra isterse çıkar nasıl olsa’ yaklaşımında bulunuyor. İyi halt ediyorlar.
Buraya kadar tamam gibi, tamam değil ama hadi tamam diyelim. Gelen e-postalarda ‘bir daha mesaj yüzü görmek istemiyorsanız tıkılayın’ gibi bir ibare arıyor gözler. Bundan sonraki tespitlerim hizmet aldığım adam akıllı Türk firmaları ile olan ilişkilerime dair gözlemlerimi içermektedir. Dış kaynaklı servisler bu konuda zaten çok hassas, sorunsuz. Çünkü gerekli yasal düzenlemeler mevcut ve uygulanmakta.
Şimdi gelelim güzide bankalarımıza, gsm operatörlerimize, alışveriş sitelerimize. Bunların:
Bir kısmında bu ibareyi buluyoruz, tıklıyorsunuz, en fazla bir pencere açılıyor ve listeden ayrılış sebebinizi soruyor, cevaplıyorsunuz ve iş bitiyor (kişisel gözlemlerime göre %25 oranında durum bu). Finansbank bu seçeneğe kötü örnek, sonradan bir de e-posta yolluyorlar, listeden çıkışı onaylamanız için, bu bir handikap. Lexmark Türkiye ve CHIP ise iyi birer örnek, tebrikler.
Bir kısmında ise benzer bir ibare bulamıyoruz (gözlemlerime göre %35 civarında bir oranla), yapacak bir şey yok, ’spam’ olarak işaretliyoruz. İşte yazık oldu firmanın hem marka imajına, hem dünya genelinde sunucular nezdinde temizlik düzeyine. eMecmua, ideefixe, HSBC Bank, Garanti Bankası, Vatan Bilgisayar v.d. rezil örnekler.
Kalan %40′lık oran benim asıl ilgimi çeken kısım, yazımın da temel sebebi. Bu orandaki e-postalarda yukarıda ifade ettiğime benzer bir ifade var evet, fakat (ama, fakat, lakin üçlemesi) tıkladığınızda ilginç olaylar dizisi başlıyor. İhtimaller şöyle;
- E-posta yazmanız üzere bir pencere açılıyor, ‘Kime:’ kısmı doldurulmuş, ‘Konu:’ da doldurulmuş (bazen bu da olmuyor ama neyse) ve size e-postayı göndermek kalıyor (acaba?). Burada gözden kaçırılan ve kullanıcı olarak beni berbat eden durum şu, benim birden fazla e-posta adresim var, mesajın hangi adresime geldiğini bilemiyorum (çünkü kendileri mesajı yollarken ‘Kime:’ kısmında ya hiçbir şey görünmüyor ya da genel bir adres süzülüyor). Sonuç; listeden çıkmak için bana e-postanın gönderildiği adresimden mesajı göndermem gerekiyor ancak bu adresi bilmeme imkan yok! Biliyor olsam bile, yönlendirme ile kullandığım bir adresim olabiliyor, yani üzerinden e-posta gönderemediğim bir adresim. Sonuç her durumda hüsran. ‘Marked as spam (spam olarak işaretlendi)’. Mybilet bunun bir örneği.
- Bir web sayfası açılıyor ve ilgili firmanın giriş sayfasındasınız. Daha önce izin vermediğim (ancak red de etmediğim) bir eylemi sonlandırmak için neden hesabıma giriş yaparak, ilgili menüye ulaşmak ve seçeneği değiştirmek zorundayım? Böyle bir sayfa gelirse karşıma, kapatıyorum. ‘Marked as spam’. Turkcell kullanıcı deneyimi tasarım felaketlerine bu konuyu da ekliyor. Yemeksepeti, bir diğer örnek, sanki konuya özel bir bağlantı var ancak ana sayfalarına yönleniyor.
- Yine bir web sayfası açılıyor, genel bir sayfa, basit bir form var, e-posta adresimi yazmak zorundayım ve ‘listeden çıkar’a tıklamalıyım. Hangi adresime gönderdiğinizi bilmiyorum ki? ‘Marked as spam’. Koyuncu Bilgisayar örneğinde, adresimi bulup yazmama rağmen çıkamıyorum mesela, sayfada hata oluşuyor. ‘Marked as spam’.
Sizin örnekleriniz de var mı?

July 2nd, 2007 at 14:41
Spam konusuna Türkiye özelinde bakış…
1996-2007 yılları arasında birden fazla e-posta adresine sahip bir kullanıcının aldığı spam mesajlara ilişkin bir gözlemin grafiksel gösterimini de içeren bu yazı bir serzeniş yazısıdır. Gelen spam mesajlardan çoğu e-posta sunucum …
September 17th, 2007 at 18:22
Merhaba,
GMail spamlar konusunda çok hassas ve etkili.
Mynette işler biraz karışık, sitemdeki iletişim formundan gönderilen mesajlar süzgeç/spam engeline takılıyor, bu sayede “posta kutum”a gelen mesajlara baktıktan sonra, süzgeç kısmınada bakıyorum.
Kitapyurdu sapıttı manyak manyak mesajlar gönderiyor, okumadan siliyorum.
Estore, bi mause aldık milyon mesaj atıyorlar.
Hsbc azcık limit uygun görmüş kartıma, ikidebir mesaj atıyor, Garanti sende öyle. Hepsiburada senle iyi anlaşıyoruz ama bak bozuşucaz az kaldı.