Jump to Content
Jump to Navigation

“İyi Fikirler” Kategorisi Arşivi

Bir T-Mobile Reklamı -Hayat paylaşmak içindir!

Sunday, June 7th, 2009

15 Ocak 2009′da sabah saat 11′de gizli kameralarla çekilmiş bu reklam, insanların içlerinde bir yerlerde saklı duran yaşam enerjisinin bir tek kıvılcımla nasıl da açığa çıktığını çok net gösteriyor. Londra’dayız, Liverpool Street istasyonu, günlük koşuşturma içerisindeki yüzlerce kişi bir yerlerden geliyor ve bir yerlere gitmeye çalışıyor. Yaşam enerjisi kısıtlanmış, hapsedilmiş. Ve birden yüksek sesli bir müzik yayını başlıyor. Ortada küçük bir grup ekipten belli ki, fakat sonra katılımın nasıl da arttığına bir bakın. Yaş, cinsiyet, ırk ayrımı olmaksızın neredeyse herkes aynı pozitif enerji düzeyine ulaşıyor, saniyeler içerisinde:

Parçalar:
1)Lulu - Shout
2)Yazz - The only way is up
3)Pussycat Dolls - Don’t cha
4)Viennese Waltz
5)Kool & the Gang
6)Rainbow - Since you’ve been gone
7)Millie Small - My Boy Lollipop
8)Contours - Do you love me

Şu video da birkaç katılımcı ile yapılmış ropörtaj:

Son olarak, reklamın hikayesi: http://www.clickliverpool.com/news/national-news/122434-t-mobile-liverpool-street-station-flashmob-ad-storms-youtube.html

Unutmadan, burada başarıyla tasarlanmış bir etkileşim mevcut.


Bebekler ve Anneler Seansı

Monday, June 18th, 2007

Cinecity web sitesinden bir görüntü.

Ne kadar süredir uygulanıyor bilmiyorum, ancak geçenlerde İzmir’de iken bir gazetenin ‘Sinemalar&Seanslar’ bölümünde gözüme çarpan Cinecity ilanı ile ulaştım bu bilgiye. Gidip görmek, incelemek de istiyordum ancak fırsat bulamadım. Sonuç olarak, Ikea’nın erkek tuvaletlerindeki bebek bezi değiştirme tablası ve bazı lokantaların tek kullanımlık bebek önlüklerinden bile yaratıcı, etkileyici bir uygulama olduğunu düşündüğümü söylemek istiyorum. Buyrun size niş pazar hedefleme örneği, buyrun size müşteri tatmininde son nokta. Hele konu çocukları, bebekleri olunca insanların, buyrun siz(e) sadık müşteriler.

Araya bu ‘lokanta’ konusunu sokmadan edemeyeceğim, lokanta kökeni İtalyanca olan bir kelime, restoran da Fransızca. Bizde lokanta Anadolu’da daha çok kullanılır, restoran daha zengin bir anlamla genelde biraz da orta ve büyük çaptaki işletmeler için kullanılır. Bu tür konularda zaten üzerimizde hep bir Fransız baskısı vardır ama, gelin görün ki ben hala halkça zihnimizdeki konumlamanın ‘lokanta’ için daha basit, ucuz ve kalitesiz yer manasını ihtiva ederken, ‘restoran’ için zengin, kaliteli, pahalı gibi kavramları içeriyor olmasını yadırgamadan edemiyorum. Hani Osmanlıca ya da Öz Türkçe olsa kelime, içimize işleyen yerli ‘oryantalizm’ bu yadırgamaya engel olacak, ve hatta kanıksatacak durumu belki ama, İtalyanca yahu ‘lokanta’..

İlgili bağlantı (konuyla ilgili).


Virgin Money

Monday, June 18th, 2007

Virgin Money reklam uygulamasından bir kare.

Glue London tarafından Virgin Money için yapılan online bir kampanya. Virgin Money’in son kampanyası da diyebiliriz. Sabah sabah, izledim ve hemen sizlerle paylaşmak istedim. Şurada. Mesaj; ’siz yeter ki evet deyin, sonuçlarından pek bi memnun olacaksınız’.

‘Virgin Money de kim yahu?’ derseniz eğer, ‘Güney Amerika, Avustralya ve İngiltere’de faaliyet gösteren İngiliz kökenli bir katılım bankası’ derdim, şaka şaka, faizli bankacılık.


Wikipedia

Monday, June 18th, 2007

Wikipedia ekran görüntüsü
Wikipedia‘yı bilirsiniz. İçeriği kullanıcıları tarafından oluşturulan web ansiklopedisi. Adı ‘Özgür Ansiklopedi’. Wikimedia Vakfı tarafından idare ediliyor. Başka projeleri de var, Özgür Kitaplar, Özgür Kütüphane, Özgür Haberler, Özgür Üniversite…

Dünyanın en çok ziyaret edilen ilk 10 web sitesi arasında.

Nereden çıktı bu konu? Şuradan: fundraising.wikimedia.org. Tıklayın ve gerçekten doğru bir iş yapıldığında, insanların bunu desteklemeye nasıl da gönüllü olduklarını görün.

Bu adres üzerinden bağışları canlı olarak izleyebiliyorsunuz ve gözlerinize inanamayacaksınız, birkaç dakikada bir bağış geliyor. Bırakın sayfa açık kalsın, aradan biraz zaman geçtiğinde geri dönün, sayfayı yenileyin ve sayaca tekrar bakın, ve tabi aşağıdaki bağış yapanlar listesine.

“1 milyon dolar”ı aşmışlar. Her ülkeden, her para birimiyle bağış akıyor. Düşünün ki bu web sitesinin tüm içeriğini kullanıcı topluluğu oluşturuyor, bizler oluşturuyoruz. Ben burada büyük bir başarı görüyorum. Bu başarı, aslına bakacak olursanız, ilginç bir şekilde, ticari bir hedefe yönelmiş de değil.

Şuraya tıklarsanız, bağışlarla alakalı tüm detayları görebilirsiniz. Akla gelebilecek tüm sorulara yer verilmiş, ve verilmeyenler için de açık kapı bırakılmış. Hatta aynı adres üzerinde vakfın Gelir-Gider tablosunun indirilmesine bile imkan tanınmış.

“Eşlenen Bağışlar”, başlı başına bir başarı. Siz bir bağış yapıyorsunuz, X miktarda, ve sizin bireysel bağışınızı eşlemeyi kabul eden sponsorlardan biri aynı X miktarında bağış daha yapıyor. “Teşvik edilen, insanların kendi küçük bağışlarının ikiye katlanacağını bilerek daha büyük miktarda bağış yapmasıdır.” diyorlar. “Kurumsal bağışları teşvik etmeyi ihanet olarak değil, akıllıca bir ticari hareket olarak görüyoruz.” diyorlar.

Şimdi, bu durumda, ben bu çalışmayı, bu başarıyı dört defa takdir ediyorum. Dünyanın her yerinden insana internet üzerinden tamamen ücretsiz bir bilgi kaynağı, bir ansiklopedi oluşturma amacı, fikir olarak, teknik olarak, sosyal olarak ve etik olarak mükemmele bundan daha yakın biçimde yapılabilir miydi?

Ve bu amaç, bahsettiğim bağış kampanyasından daha iyi pazarlanabilir miydi?

Not: Türkçe içerik, diğer birçok dilin hala çok gerisinde, Wikipedia TR desteklerinizi bekler.

(more…)